Kahve Falında Fincanın Bölgeleri: Kulp, Kenar, Dip, Tabak
Kuş kuştur. Kime uçtuğunu, ne zaman varacağını ve kalıp kalmayacağını sana ancak durduğu yer söyler.
Anneannem bana fincanı hiç resimli kitap gibi anlatmadı. Ona ev derdi. Kulp sokak kapısıdır, kenar sokağa bakan pencere, dip de atmaya kıyamadığın her şeyin durduğu kiler.
Bu resim aklındayken fal okumak kolaylaşır. Her işarette önce ne olduğunu değil, nerede durduğunu sorarsın. Yer sana üç cevabı birden verir: kimi ilgilendirdiğini, ne zaman olacağını ve hangi yöne gittiğini.
Fincanın altı bölgesi vardır, bir de tabak. Burada sırayla hepsinden geçeceğim, sonunda da bütün bir fincan üzerinde nasıl birlikte konuştuklarını göstereceğim.
Fincan nasıl tutulur
Her şey tek bir kurala bağlıdır: Kulp sana bakar. Fincanı eline al, kulbu karnına doğru çevir ve yukarıdan hafif eğik bak.
Şimdi sol duvar solunda, sağ duvar sağındadır. Kulbun karşısındaki taraf sana en uzak yerdir. Okuduğun sürece bu tutuşu bozma. Fincanı arada çeviren bütün anlamları kaydırır ve farkına bile varmaz.
Başkasına bakıyorsan kulp ona döner. Sen onun omzunun üstünden bakarsın ya da fincanı onun yerinde oturuyormuş gibi çevirirsin. Fincan onundur, onun sağı ve onun solu geçerlidir.
Kahvenin nasıl pişirilip içildiğini ve fincanın nasıl kapatıldığını kahve falı nasıl bakılır yazısında bulursun.
Kulp, kenar, orta ve dip
Kulp fincandaki yerindir. Hemen yanında duran şey senin evinde ya da birlikte yaşadığın insanlarla olur. Kulbun sağında ve solunda iki parmak kadar yer de ona dahildir. Bir işaret kulptan uzaklaştıkça mesele gündelik hayatından uzaklaşır: önce aile, sonra arkadaşlar ve iş, sonra tanıdıklar, sonra yabancılar.
Kulbun karşısı dışarısıdır. Burada henüz tanımadığın insanlar, yaşamadığın yerler, resmî daireler, şirketler, yurt dışı durur. Kulptaki ev senin evindir. Karşıdaki ev belki taşınacağın evdir.
Kenar en üstteki şerittir, bir parmak eninde. Hemen olmak üzere olanı gösterir. Kenara değen ya da kenardan taşan bir işaret neredeyse gelmiştir.
Duvarın ortası geniş anlamda şimdidir: içinde yaşadığın haftalar ve seni meşgul eden işler. Fincanların çoğu en çok burada doludur, çünkü gündelik hayat burada durur.
Dip fincanın da yorumun da en ağır yeridir. Olmuş olan ve seni bırakmayan şeyler buraya çöker. Sık ve koyu bir dip eski bir yüktür, bir haber değil. Porseleni görünen bir dip, geçmişiyle barışık birinin dibidir. Buna içi ferahlamış denir.
Sol duvar ve sağ duvar
Kulp sana bakarken fincan ikiye ayrılır. Sağda hayatına giren, solda hayatından çıkan durur.
İyi ile kötü gibi görünür ama öyle değildir. Sol duvardan dertler de gider, borçlar da, bir kavga da, bir alışkanlık da. Solda koyu bir kütle çoğu zaman fincanın en güzel haberidir: Çekip gidiyor. Sağ duvardan ise iş de gelir, sorumluluk da, hazırlanman gereken bir misafir de.
Buna hareket eklenir. Birçok işaretin yönü vardır: kuşun gagası, geminin burnu, yolun başı ve sonu. Uç kulba bakıyorsa mesele sana gelir, hangi duvarda olursa olsun. Kulptan öteye bakıyorsa uzaklaşır.
Böylece dört durum çıkar. Sağda, kulba doğru uçan kuş hayırlı haberin en açık halidir. Sağda ama öteye uçan kuş, senin yanından geçip başkasına giden bir haberdir. Solda kulba bakan kuş, giderken dönüp bir kez daha bakan biridir. Solda öteye uçan kuş tamamlanmış bir vedadır.
El falını bilenler buradaki akrabalığı tanır: Orada da sol el ve sağ el aynı hayatın iki ayrı zamanını gösterir.
Fincanda zaman nasıl okunur
Fincan zamanı yukarıdan aşağıya sayar. Kenara ne kadar yakınsa o kadar erken.
Kenarda gündür, en çok bir hafta. Duvarın ortasında haftadır, iki aya kadar. Duvarın alt üçte birinde, dibe kavuşmadan hemen önce, aydır.
Dibin kendisinin iki yüzü vardır ve yeni başlayanları en çok bu şaşırtır. Dip, bugüne en uzak yerdir, iki yönde de. Orada yoğun bir kütle ya da bulanık bir şekil olarak yatan şey geçmiştir. Orada net ve tek başına duran bir işaret, mesela bir rakam ya da yukarı çıkan bir yolun başlangıcı, daha çok zaman isteyen bir şeydir.
Anneannemin kuralı şuydu: Dibe yapışan olmuştur. Dipten yükselen olacaktır.
Saymaya rakamlar yardım eder. Kenarda bir 3 üç gündür, ortada üç hafta, dipte üç ay. Eskilerin üç vakte kadar dediği de budur. Bunları takvim değil, yön olarak al. Zaten bir fal kırk gün için geçerli sayılır. Sonra yeni bir kahve içilir.
Tabak ne anlatır
Tabak fincanın bir bölgesi değildir, fincanın niyetine verdiği cevaptır. Kapatırken dışarı akan telve, fincanın bıraktığı şeydir.
Önce miktara bak. Çok kahve akmış ve tabak koyu kaplanmışsa evden dert çıkmış denir. Tabakta neredeyse hiçbir şey yoksa fincan hâlâ tutuyordur, niyet zaman ister.
Sonra şekle bak. Kenarı sakin, büyük ve tek parça bir leke evettir. Birçok küçük adacık, birkaç adımda gerçekleşecek bir dilektir. Lekeden tabağın kenarına uzanan aydınlık bir kanal çıkış yoludur. Kenarda tek tek duran damlaları küçük gecikmeler olarak okurum.
En son işaretler gelir. Tabakta da şekiller oluşur. Oradaki bir balık, bir kalp ya da bir harf doğrudan soruna aittir. Gönül niyetlerinde tabak ayrıca önemlidir, bunu kahve falında aşk yazısında anlatıyorum.
Aynı sembol, beş ayrı yer
Bölgeleri öğrenmenin en iyi yolu tek bir işareti fincanda gezdirmektir. Temel anlamlar kahve falı sembolleri listesinde durur.
Anahtar
Kulpta: evin için bir çözüm, çoğu zaman yeni bir ev. Karşıda, kenarda: önümüzdeki günlerde dışarıdan gelen bir teklif, mesela bir kabul. Sol duvarda: arkandan kapattığın bir kapı. Dipte: bir zamanlar elinde olan ve unuttuğun bir çözüm. Tabakta: Niyetin açılıyor.
Yılan
Kulpta: yakın çevrende dürüst olmayan biri. Karşıda: işten biri ya da sana her şeyi söylemeyen bir yabancı. Solda: Bu kişi hayatından çıkıyor. Dipte: eski bir kırgınlık, yeni bir tehlike değil. Tabakta: Niyetinin boş bir söze dayanıp dayanmadığına bak.
Yüzük
Kulpta: kendi evinde bir bağ. Sağda, kenarda: önümüzdeki günlerde verilecek bir söz. Ortada, karşıda: henüz az tanıdığın biriyle yeni kurulan bir bağ. Dipte: hâlâ içinde yankılanan eski bir söz.
Balık
Kulpta: evine giren kısmet. Sağda, ortada: birkaç hafta içinde bir kazanç. Kulbun karşısında: uzaktan, çoğu zaman yurt dışından gelen para ya da fırsat. Solda: değecek bir harcama. Tabakta: Niyet para ya da yolculukla ilgilidir ve iyi durmaktadır.
Dağ
Kenarda: bu hafta önünde duran bir engel. Ortada: haftalar sürecek bir iş. Dipte: çoktan aştığın ve sana neye gücünün yettiğini gösteren bir engel. Kulpta: Zorluk dışarıda değil, evdedir.
Kalp
Kulpta: kendi çatının altında sevgi. Karşıda: henüz uzakta olan biri. Sağda, kenarda: Yakında bir ilgi kendini gösterir. Solda: sesi kısılan bir duygu. Dipte: hâlâ aklına gelen eskiden biri.
Aynı oyunu her işaretle oynayabilirsin. Hayvanlarda buna bir de bakış yönü eklenir, ayrıntısı kahve falında hayvanlar yazısında.
Bölge bölge okunmuş bir fincan
Kendi baktığım fallardan bir örnek, iş niyetiyle kapatılmış bir fincan.
Tabakta geniş, sakin bir leke var, ondan kenara aydınlık bir kanal uzanıyor. Niyet iyi duruyor ve şimdiki durumdan bir çıkış yolu var.
Kulpta çatılı, küçük ve net bir ev duruyor. Evde huzur var, baskı oradan gelmiyor.
Sağ duvarda, kenarın hemen altında, kanatları açık bir kuş kulba doğru uçuyor. Önümüzdeki günlerde hayırlı bir haber geliyor.
Kulbun karşısında, duvarın ortasında orta koyulukta bir dağ, yanında küçük bir merdiven var. Birkaç hafta sonra dışarıda, yani işte, güç isteyen ama adım adım çözülen bir mesele bekliyor.
Sol duvarda küçük bir gemi uzaklaşıyor. Bir şey demir alıyor, büyük ihtimalle eski iş.
Dipte çapa biçiminde yoğun, koyu bir alan var. Eski bir şey hâlâ tutuyor, belki alışkanlık, belki değişiklik korkusu.
Cümle olarak: Önümüzdeki günlerde gelen bir haber şimdiki işten çıkış yolunu açıyor. Geçiş yorucu ama her şeyi birden istemezsen oluyor. Seni yavaşlatan durum değil, eskiye tutunmak.
Her işarette önce nerede durduğunu sor. Ne olduğunu sonra.
Sık sorulan sorular
Fincanın sağı ve solu neresidir?
Fincanı kulbu sana bakacak şekilde tut ve içine bak. O zaman solunda kalan sol duvar, sağında kalan sağ duvardır. Başkasına bakıyorsan onun bakış yönü geçerlidir, seninki değil.
Kahve falında fincanın dibindeki sembol ne anlama gelir?
Çoğunlukla hâlâ etkisi süren geçmiş bir şeyi: eski bir hikâyeyi, bir anıyı, bir yükü. Yalnızca net ve tek duran işaretler, mesela bir rakam ya da yukarı çıkan bir yol, dipte aylar sonrasını gösterir. Koyu bir dip kötü bir haber değildir.
Kahve falında zaman nasıl anlaşılır?
Yüksekliğe göre. Kenar gün, duvarın ortası hafta, alt kısım ay demektir. Bir işaretin yanındaki rakam bunu netleştirir. Yön olarak al, fincan takvim değildir.
Kulpsuz fincanda fal bakılır mı?
Bakılır ama içmeden önce bir nokta belirlemen gerekir: dıştaki bir desen ya da dudağının değdiği yerin karşısı. Kulplu fincan daha kolaydır. Sabit bir nokta olmadan ne sağ kalır ne sol ne de yakınlık.
Herkes fincanın bölgelerini aynı mı okur?
Hayır. Bölgeler aileden aileye geçer ve yöreden yöreye ayrıntıda değişir. Kulbun senin yerin, kenarın yakın gelecek olduğu ise hemen her yerde aynıdır. Önemli olan bir düzende kalmak ve fincanın ortasında değiştirmemektir.