Rüyalar · 7 dk. okuma ·

Rüyada düşmek, uçmak, kovalanmak: Ne anlama gelir

Düşmek, uçmak, kovalanmak: Bu üç rüyayı hemen herkes bilir. Görüntüde olanla pek ilgileri yoktur, şu sıralar hayatının içinde nasıl hareket ettiğinle çok ilgileri vardır.

Gözle görülen rüyalar vardır, bir de bütün bedenle görülenler. Düşersin, miden de seninle düşer. Koşarsın, bacakların ıslak kum gibi ağırdır. Uçarsın, uyandığında kollarında hâlâ rüzgârı duyarsın.

Bu hareket rüyaları bana neredeyse her gün anlatılır, her dilde, her yaştan insan tarafından. O kadar yaygındırlar ki çoğu kişi sabit bir anlamları olması gerektiğini düşünür. Yoktur. Ama her birinin genellikle gösterdiği bir yön ve kendine sorabileceğin bir soru vardır.

Sırayla anlatacağım. Hepsinde bütün rüya sembolleri için geçerli olan kural işler: Görüntünün hangi yöne baktığına uyandığındaki his karar verir.

Rüyada düşmek

Düşme rüyası tutunmakla ilgilidir. Hayatında bir yerde bir şey şu sıralar her zamankinden daha az sağlam duruyor: bir iş, bir ilişki, bir plan, bazen yalnızca kendin hakkındaki fikrin. Eski tabirler rüyada düşmeyi sertçe itibar kaybına yorar. Ben daha geniş okurum ve en başta hissi de okurum.

İrkilerek uyandıysan, seni taşıyan bir şeyi kaybetmekten korkuyorsun. Rahatlamış uyandıysan, o düşüş bir bırakıştı. Bazı insanlar istifa ettikten ya da ayrıldıktan hemen sonra rüyada düşer ve hafiflemiş uyanır. Bu kötü bir rüya değildir. Sonunda tutunmayı bırakan bir bedendir.

Bir şey buraya ait değil: uykuya dalarken gelen o sıçrama, bacağın birden oynadığı ve bir an düşüyormuş gibi olduğun an. Bunu hemen herkes bilir. Uykuya geçen bedendir, yorulacak bir görüntü değil.

Yüksekten düşmek

Çatı, köprü, uçurum. Yer ne kadar yüksekse, son zamanlarda o kadar çok şey kurmuş ya da üstlenmişsin. Rüya, durduğun yüksekliğe kendini layık görüp görmediğini sorar.

Sonu gelmeyen düşüş

Zemin yok, yalnızca düşmek var. Çoğu zaman sonunu göremediğin bir durum. Konu yaklaşan bir çarpma değil, belirsizliğin kendisidir.

Tökezleyip düşmek

Küçük bir düşüş, merdivende, kaldırımda. Burada mesele tek bir adımdır: korktuğun bir hata ya da sana iyi gelmeyen bir acele.

Düşüp yumuşak inmek

Yere iniyorsun ve canın yanmıyor. En teselli edici rüyalardan biri. Korktuğun bir şey sandığından hafif atlatılacak.

Düşme rüyasından sonra kendine sor: Şu sıralar neye tutunuyorum, ve buna gerçekten mecbur muyum?

Rüyada kovalanmak

Hiçbir rüya bunun kadar açık değildir. Bir şey peşindedir ve sen koşarsın. Hemen her seferinde bu, uyanıkken kaçtığın bir şeydir: bir borç, bir konuşma, bir karar, şu an yer bulamadığın bir duygu.

Asıl önemli olan seni kimin kovaladığı değil, senin dönüp bakmamandır. Pek çok kişi kovalayanı hiç görmediğini anlatır. Yalnızca orada olduğunu bilirler. Bakılmayan şey rüyada büyür.

Burada da rüyayı his çevirir. Panik, meselenin sıkıştırdığını söyler. Korkudan çok sinirli ya da yorgun uyandıysan, kaçmaktan bıkmışsın demektir ve bu iyi bir başlangıçtır.

Tanımadığın biri kovalıyor

Yüzü olmayan bir mesele: bir baskı, bir süre, bir beklenti. Ne kadar az seçebiliyorsan, kaygı o kadar geneldir.

Bir hayvan kovalıyor

Köpek, boğa, yılan. Hayvanlar çoğu zaman kendine ait olup izin vermediğin bir şeyi anlatır: öfke, arzu, bir şeye duyduğun açlık. Rüyada yılan görmek ayrıca bakmaya değer, yılanın uzun bir geleneği vardır.

Tanıdığın biri kovalıyor

O zaman mesele nadiren o kişidir, çoğu zaman aranızda açık kalan şeydir. Eski sevgililerde bu çok sık görülür. Daha fazlası eski sevgiliyi rüyada görmek yazısında.

Saklanıyorsun

Artık koşmuyorsun, nefesini tutuyorsun. Bir şeyin kendiliğinden geçip gitmesini umuyorsun. Bazen geçer. Çoğu zaman bir sonraki rüyada seni yine bulur.

Kendine sor: Durup arkama dönseydim ne olurdu? Bazıları bunu sonraki bir rüyada gerçekten başarır. Kovalayan çoğu zaman sanıldığından küçüktür.

Rüyada uçmak

Uçma rüyası düşmenin karşılığıdır. Yerden kesilirsin ve bu doğru gelir. Eski Türk ve Arap tabirleri uçmayı çoğu zaman yolculuğa ya da mertebenin yükselmesine yorar. Ben onu yukarıdan bakış olarak okurum: Aşağıda seni tutan bir durumu tepeden görüyorsun.

Pek çok insan çocukken rüyasında sık sık uçar, büyüyünce neredeyse hiç. Uçmak geri geldiyse bu hemen her zaman iyi bir işarettir. İçinde bir şey yeniden cesaret ediyor.

Yine de kural geçerli. Uçarken yükseklikten korkuyorsan, belki rahat edeceğinden hızlı yükseldin. Sadece rüyaydı diye hüzünle uyandıysan, uçuş sana gündelik hayatta neyin eksik olduğunu gösteriyor: alan.

Yüksekte ve sakin uçmak

Bir durumun hakkından geliyorsun. Yukarıdan ne gördüğüne dikkat et, kendi şehrin, deniz, bir ev. Uyanıkken de bakışın oraya gidiyor.

Yere yakın uçmak

Kollarını çırpıyorsun ve çalıların üstüne zor çıkıyorsun. Kendine izin verdiğinden fazlasını istiyorsun ya da bir şey seni tutuyor: bir görev, bir şüphe, bir insan.

Havalanamamak

Uçabildiğini biliyorsun ama olmuyor. Bir onay ya da izin beklediğin dönemlerde sık görülür. Bu kimin izni, kendine sor.

Uçarken düşmek

Uçuş düşüşe dönüyor. Çoğu zaman iyi bir şeyin sürmeyeceği kaygısı. Sona bak: Kendini yeniden toparlıyorsan, o korkunun düşündürdüğünden daha çok güveniyorsun kendine.

Kendine sor: Rüyada neyden kurtuldum, ve uyanıkken beni bundan ne alıkoyuyor?

Aklından çıkmayan bir rüya mı?Tazeyken yaz. Dilara yalnızca rüyada gerçekten olanı yorumlar.
Rüyanı yorumlat

Koşamamak, bağıramamak

Koşmak istiyorsun, bacakların söz dinlemiyor. Bağırmak istiyorsun, sesin çıkmıyor. Bu rüya kovalanma rüyasının akrabasıdır ama başka bir şey söyler. Kaçmakla değil, elinden bir şey gelmediği hissiyle ilgilidir.

Koşmayan bacaklar genelde harekete geçmek isteyip nasıl yapacağını bilmediğin ya da yapamadığın bir durumu gösterir. Çıkmayan ses, söylenmemiş bir şeyi. O zaman hep sorarım: Kime sesleniyordun, ne diyecektin? Rüyada çıkmayan cümle, çoğu zaman uyanıkken söylenmesi gereken cümlenin ta kendisidir.

Bizde bunun bir adı vardır: karabasan. Gece göğsüne çöken ağırlık. Anneanneler buna karşı dua okur, ışığı açık bırakırdı. Ben bir de sade bir şey söyleyeyim: Sık sık uyanıp birkaç an gerçekten kıpırdayamıyorsan ya da bu seni çok korkutuyorsa, bir doktorla konuş. O zaman bu bir yorum meselesi değildir.

Geç kalmak, sınav, çıplak kalmak, bir şey kaybetmek

Bunlar üç büyük rüyanın sessiz akrabalarıdır. Bedenden çok, başkalarına gösterdiğin yüzle ilgilidirler.

Rüyada geç kalmak

Tren kalkıyor, havalimanı bir labirent, bavul hazır değil. Aynı anda çok fazla şey taşıyorsun ya da bir fırsatı kaçırmaktan korkuyorsun. Nereye gittiğine bak. Varacağın yer gecikmeden daha önemlidir.

Sınav rüyaları

Hiç çalışmadığın bir sınavdasın, çoğu zaman okul yıllarından bir derste, onlarca yıl sonra. Bir yerde değerlendirildiğini hissediyorsun. Tuhaf ama teselli edici: Bu rüyayı en çok, o sınavları zamanında geçmiş olanlar görür.

Herkesin içinde çıplak kalmak

İş yerinde ya da sokakta kıyafetsizsin. İç yüzünün görülmesinden ya da kendinden saklamak istediğin bir şeyi göstermiş olmaktan korku. Fark eden var mı, ona bak. Rüyada çoğu zaman kimse fark etmez, asıl haber de budur.

Bir şey kaybetmek

Anahtar, çanta, telefon, bazen elinden tuttuğun bir çocuk. Sana emanet edilmiş bir şey için ya da gündelik hayatta gözden kaçırdığın bir yanın için kaygılanıyorsun. O eşya sana neyi açıyor ya da seni kime bağlıyor, kendine sor.

Yolu bulamamak

Koridorlar, kapılar, sandığından başka yere çıkan merdivenler. Fazla seçenekli bir kararın önündesin. Rüya çabuk bir karar istemez. Yalnızca elinde bir harita olmadığını gösterir.

Her hareket rüyasına üç soru

Bu yazıdan yalnızca üç şey alacaksan, bu soruları al. Onları bu sırayla sorarım.

  1. Uyandığımda ne hissettim? Başka bir şey yazmadan önce o kelimeyi yaz. Korku, rahatlama, öfke, hüzün. Rüyayı çeviren o kelimedir.
  2. Hayatımda şu sıralar nerede böyle hareket ediyorum? Nerede düşüyorum, nerede kaçıyorum, nerede yerimde sayıyorum, nerede havalanmak isterdim? Hemen her zaman aklına bir şey gelir. İlk geleni al.
  3. Rüya nasıl bitti? Tutuldun mu, yakalandın mı, yere mi indin, ortasında mı uyandın? Son, kendine ne kadar güvendiğini gösterir.

Aynı rüya tekrar tekrar geliyorsa onu başka türlü oku. Tekrar eden rüya söyleyeceğini görüntünün kendisinde değil, geceden geceye değişen şeyde gösterir.

Ve her zaman söylediğim bir sınır: Rüya tabiri gelenektir ve kendin üzerine düşünmek için bir vesiledir. Psikoloji de değildir, tıp da. Kâbuslar seni sık sık uyandırıyorsa, uyumaktan korkuyorsan ya da gündüzleri bitkinsen, doğru adres bir doktor ya da bir terapisttir.

İstersen rüyanı uygulamada bana yaz, uyandığındaki hisle ve tekrar edip etmediğiyle. Ben yalnızca içinde gerçekten olan görüntüleri okurum.

Sık sorulan sorular

Rüyada düşmek ne anlama gelir?

Genelde tutunmakla ilgilidir: Hayatında bir şey şu sıralar daha az sağlam duruyor. Korkuyla görüldüyse bir kaybın korkusunu gösterir. Rahatlamayla görüldüyse sana iyi gelen bir bırakışı.

Rüyada yere çarparsan ölür müsün?

Hayır, bu eski bir söylentidir. Pek çok insan rüyasında yere iner, kimi sert, kimi yumuşak, ve gayet normal uyanır. Çoğu kişinin daha önce uyanması tehlikeden değil, irkilmeden kaynaklanır.

Neden rüyamda hep kovalanıyorum?

Çünkü uyanıkken hâlâ kaçtığın bir şey var. Sen ona bakana kadar rüya tekrar eder. Ne zaman geldiğini ve kovalayanın her seferinde sana ne kadar yaklaştığını yaz.

Rüyada uçmak neye işarettir?

Çoğunlukla yukarıdan bakışa ve kendine güvene: Aşağıda seni tutan bir şeyi tepeden görüyorsun. Yere yakın, zorlanarak uçmak, şu an kendine izin verdiğinden fazlasını istediğini gösterir.

Rüyada neden bağıramıyorum ya da koşamıyorum?

Rüya çoğu zaman bir konuda elinden bir şey gelmediği hissini ya da dile getirmediğin bir şeyi gösterir. Ne diye bağıracaktın, kendine sor. Uyandıktan sonra sık sık gerçekten kıpırdayamıyorsan, bunu bir doktorla konuş.

Okul biteli yıllar oldu, neden hâlâ sınav rüyası görüyorum?

Çünkü sınav, değerlendirilmek için bildiğin en güçlü görüntüdür. Rüya, işte ya da evde kendini ölçülüyor hissettiğinde gelir. Başka görüntüler ve okunuşları rüya tabiri bölümünde.

Devamını oku